Sütyende B ve C Ne Demek?
Hayatımda öyle anlar vardır ki, hepsi bir araya geldiğinde, bir anda gözlerimdeki hüzün ve umut karışımı görünür. Bugün de böyle bir gündü. Kendimi bir alışveriş mağazasında, yalnız başıma buldum. Fark ettim ki, bazen en sakin, en sıradan anlar, içimizdeki karmaşayı en iyi şekilde yansıtır.
Bir Giyim Mağazasında Yalnızlık
Kayseri’de bir kış sabahıydı. Hava soğuktu, dışarıda kar yağıyordu ve ben de alışveriş yapmak için, soğuktan kaçıp, şehre yakın bir alışveriş merkezine gitmiştim. İçeride yalnızdım. Çevremdeki kalabalık, birkaç arkadaş grubundan ve ailelerden oluşuyordu ama ben, elbise reyonunda tek başıma dolaşarak, içimdeki boşluğu doldurmaya çalışıyordum. Sütyen reyonuna gelince, birden gözlerim dalıp gitti. O kadar çok model, renk ve beden vardı ki, gözlerim yorulmuştu. Her şey birbirine karışıyordu. Birden bir etiketin üzerine gözlerim takıldı: B ve C.
Bir an için ne olduğunu tam anlamadım. Sütyende B ve C ne demekti? Beden ölçüsünü mü gösteriyordu? Aklımda bu sorular uçuşurken, bir yandan da içimde bir şeyler titremeye başlamıştı. Sütyen, bir kadının kimliğini en iyi yansıtan, en özel kıyafetlerinden biri oluyordu. Bedenimle barışmak, onunla uyum içinde olmak, her kadının günlük yaşantısında gizli bir savaş gibiydi. Bedenimin ölçüsünü ve formunu, başkalarına nasıl gösterdiğimi düşünmek bile, bazen beni düşündürüyordu.
Bedenle Barışmak
İçimdeki karmaşayı düşünürken, birden kendimi hatırladım: 25 yaşında, Kayseri’de yaşayan genç bir kadın… Hala bazı sorularla savaşıyorum. Sütyende B ve C gibi etiketler, bana hep dışarıdan bir gözle bakmamı hatırlatıyor. “Bedenim nasıl görünüyor?” diye soruyorum, ama bunun cevabını asla dışarıdaki etiketlerden alamam. Bazen bir alışveriş mağazasındaki sütyen reyonunda, bedenimle barışmanın, kendi kimliğimi kabul etmenin zorluklarını hissediyorum.
Birçok kadının yaşadığı gibi, ben de bedenimle zaman zaman savaşlar verdim. Bir yanda toplumun dayattığı güzellik anlayışı, diğer yanda kendi içimdeki tatminsizlik. Sütyende B ve C, sanki bir kadının kimliğini o kadar kolayca belirliyormuş gibi hissettiriyor. Ama aslında hiç kimse bedeninin sadece bir etiketle tanımlanabileceğini düşünmemeli.
Bir Kadının Bedeninin Derinliklerine Yolculuk
Görünüşte küçük bir alışveriş anı olsa da, o reyonda geçirdiğim birkaç dakikada o kadar çok şey hissettim ki. Bedenimle barışmak ve kendimi olduğu gibi kabul etmek, bir yandan kolaydı, bir yandan da zordu. Bedenim B ya da C etiketlerinden daha fazlasını ifade ediyordu. O etiketler sadece bedenin ölçüsünü gösteriyordu, ama beni ben yapan şeyin çok daha derin olduğunu artık anlamıştım.
Kayseri’nin soğuk sokaklarında, akşam karanlığında yürürken, tüm bunlar zihnimde yankılandı. Sütyen B ve C sadece bir başlangıçtı, ama hayat, bedenimin ötesindeki duyguları da anlamamı istiyordu. O an, kendimi geçmişe dönük bir yolculuğa çıkarırken, kendi bedenimi, içimdeki boşlukları doldurmak için daha fazla uğraşmam gerektiğini fark ettim. Çünkü B ve C sadece bedenin ölçüsüydü, ama ben, içindeki duyguları ve hikayeleri taşırdım.
Kapanış: Sütyen ve Kimlik
Duygularım karmaşık olsa da, net bir şekilde anladım. Sütyende B ve C ne demekti? Bazen sadece bedenin ölçüsünü belirten bir etiket gibi görünse de, aslında her kadının kendini bulma, kabul etme yolculuğunda çok önemli bir yer tutuyordu. Bu basit beden ölçüleri, benim içsel yolculuğumda bir anlam taşırdı.
Belki bir gün bu etiketler, sadece bedenin bir parçası olarak kalacak. Ama o gün gelene kadar, içimdeki her karışıklık ve duygusal derinlik beni şekillendirmeye devam edecek. Bedenimi tanıyacak, onunla barışacak ve her şeyin ötesinde, sadece bir etiket değil, kendimi bulacağım.
Ve belki de, o alışveriş mağazasındaki sütyen reyonu, bana bedenimle ilgili daha büyük bir keşif yapmam gerektiğini hatırlatmıştır.