Afrika Örgüsü Saçta Ne Kadar Kalır?
İlk defa Afrika örgüsü yaptırmaya karar verdiğimde, bir anlamda hayatımda yeni bir dönemin başladığını hissetmiştim. O an, bir değişiklik yapmaya, belki de kendimi daha farklı bir şekilde ifade etmeye ihtiyaç duyuyordum. Ama tabii, o kadar da kolay değildi. O anın heyecanı ve biraz da merakı vardı içimde. Kayseri’nin dar sokaklarından birine girerken, kafamda “Afrika örgüsü saçta ne kadar kalır?” sorusu sürekli dönüp duruyordu. O gün, ne hissettiğimi tam olarak anlatamam ama hem heyecan hem de biraz kaygı vardı. Biraz da unutulmuş bir isyan vardı içimde.
Afrika Örgüsü Yapmaya Karar Vermek
O gün, daha önceden hep aklımda olan ama bir türlü cesaret edemediğim Afrika örgüsünü yaptırmaya karar verdim. Örgülerin, sıradan bir saç modelinden çok daha fazlası olduğunu düşündüm. Bir tarz, bir ifade biçimi, bir yaşam biçimi gibiydi. İçimdeki bir parça, “Bunu yapmalısın,” diyordu. Belki de biraz kendime meydan okumak istiyordum. Hani, bir şey yaparken o adımı atıp atamayacağını görmek… Benim için, Afrika örgüsü yapmak, bir anlamda özgürlüğümü simgeliyordu. Ancak bu özgürlük, biraz da bilinmezlik taşıyordu.
Saçlarımın güzel olduğunu ve onları göstermekten çekinmediğimi bilirdim. Ama bu örgüler, beni bir şekilde dış dünyaya daha farklı bir şekilde sunacak gibiydi. Zaten son zamanlarda, toplumsal baskılara, normlara karşı bir tür karşı duruş sergileyerek, kendimi daha çok ifade etmeyi istiyordum. O yüzden, bu saç modeline karar verirken, biraz da cesaretimi topladım diyebilirim.
O Gün, O An
Berberin koltuğuna oturduğumda, tüylerim diken diken olmuştu. O kadar heyecanlıydım ki, ama bir yandan da korkuyordum. Ne kadar kalacak? Ne zaman kabus gibi bir hale gelir? İronik ama biraz da gerçekçi bir şekilde, bu sorular kafamı meşgul ediyordu. Ama koltuğa oturduğumda, berberin ellerindeki beceriyle bir süre sonra hiç de zorlanmadan başladı işler. Saçlarım uzundu, uzun uzun örülmeye başladıkça, ben de bir yandan bu yeni hali kabullenmeye çalışıyordum.
Yavaşça ilk örgü şekillendi. O andan itibaren, içimdeki kaygı biraz olsun azalmıştı. Bir an gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Kendi yolumda bir şeyler yapıyor gibi hissettim. Sonra düşündüm: “Peki ya saçım ne kadar kalacak?” Kafamda bu soru dönüp duruyordu. İşin sonunda, bir yanda güzel bir özgürlük, diğer yanda kaybolmuş bir şeyin izi vardı.
Saçta Ne Kadar Kalır?
Ertesi gün uyandım ve saçlarımı yıkadım. Afrika örgüsüyle uyanmak garip bir histi. O kadar alışkın olmadığım bir modeldi ki, sabah kalkınca, birkaç dakika başımı sallayarak o değişikliği içimde hissettim. Ama en büyük sorum da burada devreye girmeye başladı: Bu saçlar ne kadar kalacak? Ne zaman bozulacak, ne zaman dağılacak?
Sokakta yürürken, saçlarımın şekli herkesin dikkatini çekiyordu. İnsanlar bakıyordu ama kimse bana soru sormuyordu. O kadar garip bir his! Kendimi farklı biri gibi hissediyordum, ama bir yandan da bir tür özgüven duygusu vardı. İşin ilginci, saçım birkaç gün içinde gerçekten toparlandı ve hala o eski hâlinde değil, bambaşka bir şekilde kalmaya başladı. Ama her geçen gün, o örgüler daha gevşedi. Bir hafta sonra, belirginliğini kaybetmeye başladı. Saçım, eskisi gibi düzleşmeye başladı. Yani, Afrika örgüsü saçı 2 hafta kadar gayet sağlam tutabiliyor. Ama zamanla, o görünüm, her geçen gün biraz daha kayboluyordu.
İçimde bir hayal kırıklığı vardı aslında. Beklediğim kadar uzun kalmadı. Yine de, o değişiklik sadece fiziksel değil, içsel olarak da beni etkileyen bir şeydi. Her zaman saçımdan farklı bir şey yapma isteği duyuyordum. Ama belki de, değişimin ne kadar kalıcı olduğu, o kadar da önemli değildi. Önemli olan, o değişimi yaşamak, hissetmek ve kendini bir adım önde hissetmekti.
Sonuç Olarak
Saçın ne kadar kaldığı gerçekten önemli değil. Ama o his, o “bambaşka” his beni bir süre daha takip etti. Belki de bu deneyimi yaşamak, insanın içindeki cesareti biraz daha besliyor. Bir şekilde, bir değişiklik yaptığında, daha farklı bir versiyonunu görmek istiyorsun. Benim için, Afrika örgüsü sadece bir saç modeliydi, ama bir parça da kendi yolculuğumu simgeliyordu.
Ve belki de en önemlisi, değişimin süresi değil, değişimi yaşama biçimidir. Bu yüzden, Afrika örgüsünün saçımdan ne kadar süre kalacağı umurumda değildi; önemli olan, kendime yeni bir yolculuk sunmuş olmamdı.